BASIN AÇIKLAMASI – Sağlık Kuruluşlarının İş Sağlığı ve Güvenliği Tehlike Sınıfı Değişikliği Hakkında

BASIN AÇIKLAMASI

Son dönemde kamuoyu gündemine yansıyan, sağlık kuruluşlarının “Çok Tehlikeli” işyerleri sınıfından çıkarılarak “Tehlikeli” sınıfa alınması yönündeki girişimler, iş sağlığı ve güvenliği disiplini ve halk sağlığı açısından incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda hazırlanan raporun özet maddeleri aşağıda kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır:

  1. Risk Faktörlerinin Sürekliliği

Sağlık kuruluşları; biyolojik (virüs, bakteri), kimyasal (ilaç, dezenfektan), fiziksel (radyasyon), psikososyal (şiddet, yüksek stres) ve ergonomi (sürekli ayakta çalışma, ağır hastaların taşınması vb.) risklerin eş zamanlı olarak yönetildiği kompleks yapılardır. Çalışma ortamındaki bu risk faktörlerinde bilimsel bir azalma meydana gelmediği müteakip; tehlike sınıfının düşürülmesi, mevcut risklerin yok sayılması anlamına gelecektir.

  1. İSG Standartlarında Öngörülen Gerileme

Tehlike sınıfının “Tehlikeli” kategorisine çekilmesi durumunda mevzuat gereği şu kritik gerilemeler yaşanacaktır:

  • Eğitim Saatleri: Çalışanların alması gereken zorunlu yıllık İSG eğitim süresi %25 oranında azalacaktır.
  • Uzman Desteği: İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerinin çalışan başına ayıracağı zorunlu süreler kısalacak, bu durum risk analizlerinin niteliğini düşürecektir.
  • Sağlık Gözetimi: Meslek hastalıklarının tespiti için hayati önem taşıyan periyodik muayene aralıkları seyrelerek erken teşhis imkanlarını kısıtlayacaktır.
  • Pandemi ve Kriz Deneyimleri

Yakın geçmişte deneyimlenen küresel salgın süreçleri, sağlık kuruluşlarının risk yönetimindeki kritik rolünü ispatlamıştır. En ön safta hizmet veren sağlık çalışanlarının koruma kalkanını zayıflatacak her türlü düzenleme, olası bir yeni kriz anında sağlık sisteminin direncini kırabilecek bir potansiyele sahiptir.

  1. Sonuç ve Çağrı

Sağlık hizmeti sunumu; hatanın telafisinin olmadığı, doğrudan insan hayatını odağına alan bir faaliyettir. Sağlık kuruluşlarının tehlike sınıfı değişikliği talebinde ileri sürülen gerekçelerin ikna edici olmadığı, varsa eğer maliyet ve idari yüklerin azaltılması gibi asıl nedenlerin açık ve şeffaf biçimde ortaya konulması hâlinde bu hususların ayrıca değerlendirilerek çözüme kavuşturulmasının mümkün olabileceği düşünülmektedir.

  • Uluslararası İSG standartlarından sapmaya yol açacak,
  • İş kazası ve meslek hastalığı riskini artıracak,
  • Sağlık çalışanlarının iş güvenliği algısını zayıflatacaktır.
  • Uzun Vadede; yaşanacak iş kazaları artacak, işgücü kaybı yaşanacak, itibar ve hizmet kalitesi düşecek, denetimlerde ağır idari para cezaları doğacaktır.

Sonuç olarak; Sağlık kuruluşlarının tehlike sınıfı değişikliği talebi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği ve uygulamaya çalıştığı ILO C155 – İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamı ile ILO C187 – İSG’yi Geliştirme Çerçeve Sözleşmesi ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Kurumsal sürdürülebilirlik, maliyet odaklı yaklaşımlarla değil; “Önce İnsan” ilkesine dayanan, yüksek güvenlikli çalışma ortamlarıyla mümkündür.

İlgili tüm makamları, çalışan güvenliğini riske atabilecek bu düzenleme girişiminden vazgeçmeye ve mevcut güvenlik standartlarını geliştirmeye davet ediyoruz. 12.01.2026

Saygılarımızla,

 

BİGDER Yönetim Kurulu A.

YK Başkanı Mustafa Güveloğlu

Ocak 13, 2026

  • Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir